Doç. Dr. Fatma Ketenci Gencer, doğurganlık çağındaki kadınların %10-13’ünü etkileyen Polikistik Over Sendromu (PKOS) hakkında merak edilenleri anlattı. Tanı, tedavi ve kısırlıkla ilişkisi masaya yatırıldı.
Polikistik Over Sendromu (PKOS), doğurganlık çağındaki kadınlarda yaygın görülen bir hormon bozukluğudur. Yumurtalıklarda küçük kistler, adet düzensizliği, aşırı tüylenme, akne ve kısırlığa neden olabilen bu durum, metabolik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Doç. Dr. Fatma Ketenci Gencer, PKOS’un tanı ve tedavi süreçleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Doç. Dr. Gencer, PKOS’un altta yatan insülin direnci ve artmış androjen seviyeleriyle ilişkili olduğunu belirtti. Hastaların yaş gruplarına göre farklı şikayetlerle başvurabildiğini söyleyen Gencer, adölesan döneminde kıllanma ve adet düzensizliği, üreme çağında ise kısırlık problemlerinin öne çıktığını ifade etti. Tanı için Rotherham Kriterleri’nin kullanıldığını belirten Gencer, ultrasonda çok sayıda olgunlaşmamış yumurtacık görülmesi, artmış sivilcelenme ve kıllanma, düzensiz adet görme gibi üç kriterden ikisinin varlığında tanı konulduğunu açıkladı. PKOS’un kesin bir tedavisi olmadığını, tedavinin şikayetlere yönelik ve kişiye özel planlandığını vurguladı. Özellikle insülin direncinin önemli olduğunu, bu durumun ilerleyen yaşlarda diyabet ve gebelikle ilişkili şeker veya hipertansiyon riskini artırdığını söyledi. Kilo verme, Akdeniz diyeti gibi yaşam tarzı değişiklikleri ve insülin hassasiyetini artıran medikal tedavilerin uygulandığını ekledi.
PKOS’un kısırlığa yol açabilse de hastaların kesinlikle çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Gencer, ‘PCOS’lu hasta tüp bebek tedavisine gittiyse çok yüksek ihtimalle gebe kalıyor’ dedi. İnsülin direnci nedeniyle yumurtlamanın baskılanabileceğini ancak yaşam tarzı değişiklikleri veya insülin hassasiyetini artıran ilaçlarla yumurtlamanın sağlanabileceğini belirtti. Bu tedavilerle spontane gebeliğin mümkün olabildiğini, yumurta çatlatma tedavilerinin denenebileceğini ve bu yöntemlerin başarısız olması durumunda tüp bebek tedavisine başvurulabileceğini söyledi. Tüp bebek tedavisinde PKOS hastalarının gebe kalma şansının diğer hasta gruplarına göre daha yüksek olduğunu vurguladı. Sendromun yaklaşık her 10 kadından birinde görüldüğünü belirten Gencer, düzenli kadın doğum muayenelerinin önemine dikkat çekti. 45-50 yaş arası anormal kanamalarda ve meme sağlığı konusunda erken taramanın gerekliliğini hatırlattı. Kilo vermenin tek başına yumurtlamayı geri getirebileceğini ve spontane gebeliği sağlayabileceğini ekledi. PKOS hastalarının ailelerinde diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı öyküsü varsa daha temkinli olmaları ve hekim takibinde kalmaları gerektiğini sözlerine ekledi.
Manşet İstanbul, İstanbul başta olmak üzere güncel gelişmeleri, yerel gündemi ve siyasi haberleri tarafsız, hızlı ve doğru bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Güvenilir habercilik anlayışıyla kamuoyunu bilgilendirmeye devam eder.
Yorum Yap