Türkiye’de Mart ayında yenilenebilir enerji üretimi rekor kırarken, hidroelektrik ve rüzgar/güneş enerjisinin payı arttı. Doğal gazın payı ise 9 yılın en düşük seviyesine indi.
Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı Mart ayında tarihi bir zirveye ulaştı. Yüksek yağışların etkisiyle hidroelektrik santrallerinin üretimdeki ağırlığı artarken, doğal gazın payı son 9 yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu durum, enerji ithalatını azaltma potansiyeli taşıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, Mart ayında yağışlar geçen yıla kıyasla yüzde 182, uzun yıllar ortalamasına göre ise yüzde 33 arttı. Bu artış, hidroelektrik santrallerinin üretimdeki payını geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 19’dan yüzde 36’ya yükseltti. Hidroelektrikten elde edilen üretim yaklaşık iki katına çıkarken, barajlı santrallerin kapasite faktörü yüzde 45 ile Mart ayı rekorunu kırdı.
Hidroelektrikteki bu belirgin artış, doğal gaz santrallerinin üretimdeki payını düşürdü. Doğal gazdan elektrik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 azalarak toplam üretimin yüzde 7’sine indi. Bu oran, aylık bazda son 9 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Bu düşüş sayesinde Mart ayında yaklaşık 185 milyon dolarlık enerji ithalatının önüne geçildi.
Güneş enerjisinin üretimdeki payı yüzde 11’e ulaşırken, rüzgar santrallerinin kurulu güçteki yüzde 14’lük artışının etkisiyle üretimdeki payı yüzde 12,5’e yükseldi. Bu, rüzgar santralleri için en yüksek Mart ayı seviyesi oldu. Rüzgar ve güneş enerjisinden üretilen elektrik, Mart ayında toplam üretimin yüzde 23,4’ünü oluşturdu.
Ember Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, küresel gelişmeler nedeniyle doğal gaz fiyatlarının yüksek seyrettiği bu dönemde, yenilenebilir kaynakların devreye girmesinin Türkiye’nin enerji faturasını azaltmada kritik rol oynadığını belirtti. Çeliköz, yenilenebilir enerjinin toplam elektrik üretimindeki payının yüzde 65’e ulaştığını hatırlatarak, bu durumun Mart 2026’da toptan elektrik fiyatlarında yüzde 24, elektrik faturalarında ise yüzde 10 düşüş sağladığını ifade etti.
Ancak Çeliköz, yüksek yağışların geçici olabileceği uyarısında bulunarak, Türkiye’nin enerji planlamasını kuraklık riskini göz önünde bulundurarak yapması gerektiğini vurguladı. Son 30 yıldaki kuraklıkların yıllık ortalama 1,8 milyar dolarlık ek enerji ithalatına mal olduğunu belirtti. Rüzgar ve güneş enerjisindeki ivmelenmenin umut verici olduğunu ekleyen Çeliköz, bu kaynaklara odaklanan politikaların enerji ithalatını ve faturaları daha da düşürebileceğini değerlendirdi.
Manşet İstanbul, İstanbul başta olmak üzere güncel gelişmeleri, yerel gündemi ve siyasi haberleri tarafsız, hızlı ve doğru bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Güvenilir habercilik anlayışıyla kamuoyunu bilgilendirmeye devam eder.
Yorum Yap